filmov
tv
ahmet enes Sofi II

Показать описание
bir mutlu olma çabasıdır ki
boşunadır
insanda
sofi
nasıl biriktirmişim seni
güzel günler de olur tabi
gürültüsüne yenilir insan, yaşantısının
aldırış etmemeyi öğrenir sonra
seslere, yüzlere, gelip geçenlere
böyle yaşanır bir ömür
budur ortak kararımız
yaşama dair verdiğimiz
biz derken
hepimiz işte
büyüdükçe eksilmeye
eksildikçe çirkinleşmeye mahkum insanlar olarak
birbirini aldatan
sahte gülmeyi öğrenip
ellerinin kiriyle başkalarına sarılan, tokalaşan
herkesi kendine benzetmeye çalışan insanlar olarak
biz işte
sofi
ben çok özlüyorum seni
hep bir hayal olarak kalırsın belki
ölsem de şuracıkta, yine de
senin kadar güzel bir düşüm olmadı benim
bu bile yeter aslında
kendimi kandırmaya
artık çok geç
ve geç'iz sofi
bir çok şeyden geçmişliğimiz var
kendine yetmeyen insan
kendini tüketecektir elbet nihayetinde
ve her şey tükeniyor zaten sofi
bilinmeyen bir denklemin acizliğinde
ben şimdi şarkı söylüyorum
yenilgilerimi kabul edip
seni düşünüyorum
belki sana varmak için en güzel yol
sayısız kere yenilmektir diyorum
bu ve buna benzer birçok şeyi
ben kendime diyorum
ben kendim yapıyorum
ben kendim büyüyorum sofi
bir gün baban olacak bu adamı kucakla
bu yeter bana
çünkü zannederim ben geç kaldım sana
etrafına bakarsın da
bulamazsın ya cevabını bu soruların
hani duyamazsın ya yanındakini bile
böyle işte
böyle körüklüyorum kendimi
böyle özetliyorum her şeyimi
bakma
tepiniyorum aslında kafamın üstünde ama
ne bir yol çıkıyor sana
ne geçmişe dönmek var hayatta
insan topraktır sofi
hatırla
balçığım ben mesela
ve her balçık bir gün kendi yolunu bulur mutlaka
kızma kimseye
özünden geçmiş diye
mutsuz bu insanlar sofi
mutluluğu aradıkları yer ya kendileri
ya sahte sevgileri
ve işte bu yüzden
umutsuz bu insanlar sofi
umudu aradıkları yer ya kendileri
ya sahte sevgi/lileri
baksana sofi
çok mu değişmiş dünya?
oradan bakınca
çok mu küçüğüz mesela?
"insan gökten kendine baksa /
ne küçük işlerle uğraştığını anlasa" mı diyorsun yoksa?
haklısın aslında
ne çok yeniliyoruz tutkumuza
bir adem biliyorum ben
bir de havva sonra
hani onların çocuklarıyız ya
cennetten kovulmanın bedelini
nasıl ödüyoruz
baksana
ben galiba sana yetişemem
ve özetle
sen beni bekleme
kimse yoktur ki unutmasın birilerini
kimse yoktur ki bugün birine
yarın başka birine "seni seviyorum" demesin
ve işte ben
bunu çok içerliyorum mesela
ve sırf bu yüzden bile
sen beni bekleme
hep kendinlesin hayatta
böyle şiirin, şarkının falan anlamı yok
bir gün dağlar hallaç pamuğu olur
anneler bebeklerini unutur
ve ne varsa bu dünyada hırsa, aşka, bize dair
son bulur
kaybolur sofi
ne yazılmış, ne söylenmişse insana dair
saymıyorum artık kaç yaşımdayım
ama hayatta ilk kez şimdiki kadar yaşlıyım
ağlarım birden
kimse bilmez neden
ve gülerim sonra
belki durup dururken
yokken bir neden
bu insanlar kör sofi
haklılar ama
haklı körler yani
ve şükür ki haksız değiller
geçtiğim yolları
söylediğim şarkıları
sevdiğim kadınları
ıslandığım yağmurları
sancılarımı, acılarımı, anılarımı
hepsini siliyorum ömrümden
ne varsa geçip gidiyorum önünden
ne çok söz var söylenecek
ve nasıl açsın öğrenmeye ama
şunu bil yeter aslında
bir mutlu olma çabasıdır ki
boşunadır
insanda
mutluluk sensin sofi
mutluluk seni yaratanda
ve şimdi ben
portakalı soyup
başucuma koyamayıp fakat
yine hayaline dalıyorum senin
uyu sen
ve hatta beni de uyut lütfen
çünkü insan hep kendiyle sofi
kendi kendiyle
30 Mayıs 2009
Şiir: ahmet enes
Müzik: Tariq - Spiritual Signs (Light Mix)
boşunadır
insanda
sofi
nasıl biriktirmişim seni
güzel günler de olur tabi
gürültüsüne yenilir insan, yaşantısının
aldırış etmemeyi öğrenir sonra
seslere, yüzlere, gelip geçenlere
böyle yaşanır bir ömür
budur ortak kararımız
yaşama dair verdiğimiz
biz derken
hepimiz işte
büyüdükçe eksilmeye
eksildikçe çirkinleşmeye mahkum insanlar olarak
birbirini aldatan
sahte gülmeyi öğrenip
ellerinin kiriyle başkalarına sarılan, tokalaşan
herkesi kendine benzetmeye çalışan insanlar olarak
biz işte
sofi
ben çok özlüyorum seni
hep bir hayal olarak kalırsın belki
ölsem de şuracıkta, yine de
senin kadar güzel bir düşüm olmadı benim
bu bile yeter aslında
kendimi kandırmaya
artık çok geç
ve geç'iz sofi
bir çok şeyden geçmişliğimiz var
kendine yetmeyen insan
kendini tüketecektir elbet nihayetinde
ve her şey tükeniyor zaten sofi
bilinmeyen bir denklemin acizliğinde
ben şimdi şarkı söylüyorum
yenilgilerimi kabul edip
seni düşünüyorum
belki sana varmak için en güzel yol
sayısız kere yenilmektir diyorum
bu ve buna benzer birçok şeyi
ben kendime diyorum
ben kendim yapıyorum
ben kendim büyüyorum sofi
bir gün baban olacak bu adamı kucakla
bu yeter bana
çünkü zannederim ben geç kaldım sana
etrafına bakarsın da
bulamazsın ya cevabını bu soruların
hani duyamazsın ya yanındakini bile
böyle işte
böyle körüklüyorum kendimi
böyle özetliyorum her şeyimi
bakma
tepiniyorum aslında kafamın üstünde ama
ne bir yol çıkıyor sana
ne geçmişe dönmek var hayatta
insan topraktır sofi
hatırla
balçığım ben mesela
ve her balçık bir gün kendi yolunu bulur mutlaka
kızma kimseye
özünden geçmiş diye
mutsuz bu insanlar sofi
mutluluğu aradıkları yer ya kendileri
ya sahte sevgileri
ve işte bu yüzden
umutsuz bu insanlar sofi
umudu aradıkları yer ya kendileri
ya sahte sevgi/lileri
baksana sofi
çok mu değişmiş dünya?
oradan bakınca
çok mu küçüğüz mesela?
"insan gökten kendine baksa /
ne küçük işlerle uğraştığını anlasa" mı diyorsun yoksa?
haklısın aslında
ne çok yeniliyoruz tutkumuza
bir adem biliyorum ben
bir de havva sonra
hani onların çocuklarıyız ya
cennetten kovulmanın bedelini
nasıl ödüyoruz
baksana
ben galiba sana yetişemem
ve özetle
sen beni bekleme
kimse yoktur ki unutmasın birilerini
kimse yoktur ki bugün birine
yarın başka birine "seni seviyorum" demesin
ve işte ben
bunu çok içerliyorum mesela
ve sırf bu yüzden bile
sen beni bekleme
hep kendinlesin hayatta
böyle şiirin, şarkının falan anlamı yok
bir gün dağlar hallaç pamuğu olur
anneler bebeklerini unutur
ve ne varsa bu dünyada hırsa, aşka, bize dair
son bulur
kaybolur sofi
ne yazılmış, ne söylenmişse insana dair
saymıyorum artık kaç yaşımdayım
ama hayatta ilk kez şimdiki kadar yaşlıyım
ağlarım birden
kimse bilmez neden
ve gülerim sonra
belki durup dururken
yokken bir neden
bu insanlar kör sofi
haklılar ama
haklı körler yani
ve şükür ki haksız değiller
geçtiğim yolları
söylediğim şarkıları
sevdiğim kadınları
ıslandığım yağmurları
sancılarımı, acılarımı, anılarımı
hepsini siliyorum ömrümden
ne varsa geçip gidiyorum önünden
ne çok söz var söylenecek
ve nasıl açsın öğrenmeye ama
şunu bil yeter aslında
bir mutlu olma çabasıdır ki
boşunadır
insanda
mutluluk sensin sofi
mutluluk seni yaratanda
ve şimdi ben
portakalı soyup
başucuma koyamayıp fakat
yine hayaline dalıyorum senin
uyu sen
ve hatta beni de uyut lütfen
çünkü insan hep kendiyle sofi
kendi kendiyle
30 Mayıs 2009
Şiir: ahmet enes
Müzik: Tariq - Spiritual Signs (Light Mix)