Serbest Düşme Deneyi

preview_player
Показать описание
Serbest Düşme Deneyi- Atwood aleti
Рекомендации по теме
Комментарии
Автор

bulduğumuz ivme değerinin normalde olması gerekenden (9.81)büyük çıkmasının nedeni ne ile açıklayabiliriz acaba ?

ozan
Автор

hocam deney aletinin adı nedir söylediniz ama tam anlayamadım

BertuğEgemenDarçın
Автор

saniye birimi ne alınacak Misaniye mi, Mikro saniye mi, Nano saniye mi, , vs vs bilgi verirmisiniz aletin ölçtüğü saniyenin birimi nedir? sayın Hocam

YeryuzuGercekleri
Автор

Hocam bu deneyin sonucu olarak ne özetleyebiliriz ne yazabiliriz sonuç kısmına

berivanilgen
Автор

hocam V=gt formülü nerden geliyor ispatı nasıl

burak
Автор

bu deneyde mümkün olabilecek hatalar nelerdir acaba?

zehraugurlu
Автор

hocam merhabalar bana dönüş yapabilri misiniz?

davidswift
Автор

mesafe arttıkça hız artacaktır ve hız arttıkça ivme sürekli artacaktır .
hatta bu ivme o kadar çok artıyor ki, bir merminin çekirdeği çarptığı kalkanla birlikte toza dönüşüyor .

zaten kütle çekimi gerçek olsaydı, uzay ve zamanda sürekli çekeceği için ivme hareket eden cismin etrafında toplanamaz ve artamazdı ve buda ivmeyi sabitlemek zorunda kalırdı .

ivmeyi akan bir suya benzetin, hareket edeni ise bir gemiye benzetin .
gemi hareket ettiğinde su dalgaları gemiyi takip eder, gemi dursa bile , gemiyi takip eden su dalgaları gemiyi itmeye çalışır .

eğer kütle çekimi gibi sürekli bir akıntı olsaydı, gemi hareket ettiğinde geminin arkasında oluşacak olan su dalgaları geminin arkasında ilerlemez, gemiyi takip etmez, akıntıyı takip eder .
işte bu yüzden gemide ivme oluşmaz .

başka bir örnek verirsek :
hareket eden araçlar arkalarında vakum oluşturur, ve bu sebeple hava akımı arabayı takip eder .
araba dursa bile peşinden gelen hava akımı arabayı çok az kuvvetle itmeye çalışır .
ancak fırtınanın olduğu bir yerde , hava akımı arabayı takip etmek yerinde fırtınayı takip edecektir, işte bu yüzden arabada ivme oluşmayacaktır .

aslında bunu grafik çizimlerle anlatmak gerekir, doğruyu istiyorsanız, doğruluk size yol gösterir .




zaten kütle çekimi diye bir şey yok .

gerçek hayatta , su molekülleri birbirlerini çekerek su damlası oluşur .
damla kadar büyüdüklerinde su moleküllerin birbirlerini tutunma kuvveti buna dayanamaz, ve damla kadar büyüdükten sonra dağılırlar .

gerçek hayatta kütle artarsa kütle çekim gücü azalır .
kütle küçülürse kütle çekimi artar .
bu tüm madde için geçerlidir .

okullarda ve her alanda sürekli ezberlettikleri yer çekimi ışık hızında çeker , ancak gücü zayıftır .
yani biz ne kadar çok hızlı düşüyor olursak olalım, ışık hızına asla yaklaşamayacağımız için yer çekimi sürekli aynı kuvvetle çekecektir .

yani bir uçakla düşüyor olsanız bile aynı ağırlığa sahip olmamız gerekirdi, ancak gerçek hayatta uçak düşerken bizlerin ağırlıklarımda azalır .
buda açılıyor ki ışık hızında tepki verebilen yer çekimin olmadığını söylüyor .


yer çekimi veya gök itimi diye bir şey yok .
bir şey bizi çekseydi onu ölçen cihazlar yapardık zaten .
bir şeyi ölçemiyorsan, onun bize karşı hiçbir tepkisi ve etkisi mümkün değildir !!!

yer çekimi olmadığı bundan sonra anlaşılmıştır !!

gerçek verilere bakırsak, bir maddenin düşme sebebi onun ağır olmasıdır .
ağır olan düşer, hafif olan uçar .

suya bir taş atarsan taşın hacmi küçük ve ağır olduğu için batacaktır .
suya bir odun atsan , hacmi büyük ve hafif olduğu için yüzecektir .
atmosferde su gibidir, helyum gibi hafif olan gazlar havaya uçar, ağır olan gazlar yerde durur .
yani düşme ve uçma cismin hacmine ve ağırlığına bağlıdır .


çünkü en yukarda nur vardır, İslam kaynaklarına bakarsanız 7 gök olduğunu ve en üstte özel bir nur olduğunu bilirdiniz .

o nura yakın olanlar hacimleri büyük, ve hafif olurlar .
tıpkı bir ateş havayı ısıttığında hacimleri genişleyip uçması gibi .

kainatın en üstünde bir ateş, yani nur vardır .

o nura uzak olanların hacimleri dardır, bu yüzden ağırlardır .

atmosfer hafiftir çünkü zerrelerin hacimleri büyüktür .

taş ağırdır çünkü zerrelerin hacimleri dardır .

örnek olarak anlatacak olursak :
bir taşın düşmesinin sebebi atmosferin o taşı tutamamasından kaynaklanır .
çünkü taşın hacmi dar ve yoğun .


ancak okullarda ne öğretiyorlar ?
bir atom modeli uydurmuşlar ve uranyum gibi metal gibi ağır olan cisimlerin hacimlerini hafif olan gazların hacimlerinden çok daha büyükmüş gibi anlatıyorlar, yalan söylüyorlar !!

yeni nesil işlemcilerde kullanılan transistörlerin boyutları 1 nanometre kadar, yani okulda öğretilen atomların boyutu kadar .

yani atom diye bir şey yok .

atomu görebildiğini söyleyen kişiler var .
siz merak etmeyin diye söylüyorum, bir büyüteç ile bir şeyi ne kadar çok büyütürseniz, ışık yoğunluğu o kadar çok azalır .
bu yüzden görebilmek için yüksek enerji verip atomun parlamasını ve gözükmesini istiyorlar .
peki size soruyorum, bir atomun parlaması için yüksek ışık verirseniz ne olur ?
elbette o atom enerjiye doyacak ve sıçrayacaktır .

zaten yeni nesil işlemciler lazer ile nano ölçülerle yapılır, atom gerçek olsaydı en ufak bir enerji sıçraması, yuvayı bozar ve işlemciyi çöp yapardı .

gerçek hayatta atom diye bir şey yoktur, ancak bahsettikleri atomlardan trilyonlarca kat küçük zerrecikler vardır, bunlar kalp atar gibi titreşir, titreyerek çekme ve itme gerçekleşir ve bu şekilde madde bağları gerçekleşir .


okulda öğretilen çoğu şey yalandır .
tüm sistem insanları sömürmek için tasarlandı, çünkü insanlar melek değildir, insanlar çıkarcı olan ve paraya tapan götlerini üstün zanneden ahmak canlılardır .

kadirozturk