filmov
tv
Bir Soylu portresi...

Показать описание
iktidarın dilinde kullanılmaktan kirlenmiş kimi sözcükler var:
“Terörist” gibi, “bölücü” gibi, “hain” gibi…
Kullanmayı sevmem, ama birine “bölücü” sıfatı yakıştıracak olsam herhalde o, Süleyman Soylu olurdu.
Tarih kitaplarında gördüğümüz, ihtirası boyundan büyük muhterislerin eşsiz bir örneği Soylu… Çoğu muktedir gibi, bölerek yönetmeye, koltuğunu nefretin zehriyle yükseltmeye çalışıyor.
Eski günahlarını, süslü sözlerin altına saklamaya çalışan bir günahkâr… Hitabet yeteneğini, kötülüğün hizmetine vermiş bir hatip… Dün tükürdüğünü bugün yalamakta beis görmeyen bir oportünist... Gemiye geç bindiği için en çok bağırıp göze girmeye çalışan bir mühtedi…
Öyle olmasa, dün “yolsuzluk paçalarından akıyor” dediği Erdoğan’ın paçasında çalışır mıydı?
Öyle olmasa mafyaya hizmet ettiğini unutturmak için mafyayla mücadele masalları anlatır mıydı?
Kürt bölgesinde halkın neredeyse tamamının oyunu almış bir partinin vekillerine,“Kürtler sizden nefret ediyor”diye avazlanır mıydı?
Bütçe taktiğini şöyle kurgulamıştı Soylu:
“Kavga çıkarırım. Saldırırlar. Ben hedef haline gelince, benden hazzetmeyen AKP’liler de, beni savunmak zorunda kalır.”
Daha baştan ve öyle üst perdeden saldırdı ki, karşıtları bu tuzağa düştü. Sadece Ahmet Şık, muhalefeti bölmeye yönelik saldırılarını cevaplamak yerine onu, parti içi hesaplardan vurdu. Cümlelerinin içine sinsice gizlediği mesajları birer birer deşifre ederek aslında nasıl rakiplerini iteleyip kendine Saray yolunu açmaya çalıştığını belgeledi.
Eline orantısız güç verilmiş kifayetsiz muhterislerin yol açtığı kıyametler, dünya tarihinin kara sayfalarında yazılı… Ne kameralar önünde sergilenen “Tutmayın beni” görüntüsü, ne suçları örtme paniğinin kuru gürültüsü, o tarihi unutturamaz..
Soylu, “Erdoğan’dan sonra siyaset yapmayacağım” diyor ya… Doğru söylüyor: “Erdoğan’dan sonra”, suçlarının bedelini ödüyor
olacak.
“Terörist” gibi, “bölücü” gibi, “hain” gibi…
Kullanmayı sevmem, ama birine “bölücü” sıfatı yakıştıracak olsam herhalde o, Süleyman Soylu olurdu.
Tarih kitaplarında gördüğümüz, ihtirası boyundan büyük muhterislerin eşsiz bir örneği Soylu… Çoğu muktedir gibi, bölerek yönetmeye, koltuğunu nefretin zehriyle yükseltmeye çalışıyor.
Eski günahlarını, süslü sözlerin altına saklamaya çalışan bir günahkâr… Hitabet yeteneğini, kötülüğün hizmetine vermiş bir hatip… Dün tükürdüğünü bugün yalamakta beis görmeyen bir oportünist... Gemiye geç bindiği için en çok bağırıp göze girmeye çalışan bir mühtedi…
Öyle olmasa, dün “yolsuzluk paçalarından akıyor” dediği Erdoğan’ın paçasında çalışır mıydı?
Öyle olmasa mafyaya hizmet ettiğini unutturmak için mafyayla mücadele masalları anlatır mıydı?
Kürt bölgesinde halkın neredeyse tamamının oyunu almış bir partinin vekillerine,“Kürtler sizden nefret ediyor”diye avazlanır mıydı?
Bütçe taktiğini şöyle kurgulamıştı Soylu:
“Kavga çıkarırım. Saldırırlar. Ben hedef haline gelince, benden hazzetmeyen AKP’liler de, beni savunmak zorunda kalır.”
Daha baştan ve öyle üst perdeden saldırdı ki, karşıtları bu tuzağa düştü. Sadece Ahmet Şık, muhalefeti bölmeye yönelik saldırılarını cevaplamak yerine onu, parti içi hesaplardan vurdu. Cümlelerinin içine sinsice gizlediği mesajları birer birer deşifre ederek aslında nasıl rakiplerini iteleyip kendine Saray yolunu açmaya çalıştığını belgeledi.
Eline orantısız güç verilmiş kifayetsiz muhterislerin yol açtığı kıyametler, dünya tarihinin kara sayfalarında yazılı… Ne kameralar önünde sergilenen “Tutmayın beni” görüntüsü, ne suçları örtme paniğinin kuru gürültüsü, o tarihi unutturamaz..
Soylu, “Erdoğan’dan sonra siyaset yapmayacağım” diyor ya… Doğru söylüyor: “Erdoğan’dan sonra”, suçlarının bedelini ödüyor
olacak.
Комментарии