Göz Gönlün Penceresidir

preview_player
Показать описание
Göz,Gönlün Penceresidir. Gönül, İlahi Aşk ve Nur'la doluysa o Gönül Penceresinden dışarıya Nur ve Feyiz Akar. Kalpten Kalbe Yol vardır. Kimin Gözü Allah Subhanehu ile Aydın olursa, Diğer Gözler ona baktığı zaman Aydın olur. Allah-u Teala buyuruyor ki: Ben bir kulumu Seversem onun Gören Gözü Olurum. O kulum Benim Nur'um ile bakar. O kulun Gözlerinden yansıyan Aydınlık,Kalbinden gelmektedir. Böylece ona bakan Her Göz Aydın olur. Kalpler Huzur bulur. Allah'ım bizleri böyle Sevdiğin ve Razı olduğun Seçkin Kullarından eyle. Bizleri Mukarreb (Yakınların Yakını) olan Kullarından eyle. Amin.
Рекомендации по теме
Комментарии
Автор

Ah keşke böyle insanların sohbetlerine katılabilsek

suarslnn
Автор

Abi selamün aleyküm
Abdestsiz kuran okumak makbul müdür?

suarslnn
Автор

Anne Karnında doğmayı bekleyen bir bebeğe daha ilk aylarında iken denilse ki: Bulunmakta olduğun bu yer, senin asıl yurdun değildir. Hem burası gideceğin yere kıyasla çok dar, nimetleri bakımından da çok sınırlı bir yerdir. Zaten çok kısa bir zaman burada kalacaksın çünkü sen bir yolcusun. Hatta belki bu durum sana sanki görmüş olduğun bir rüya gibi gelecek. Doğduğunda sanki uykudan uyanmış gibi olacaksın ve işte o zaman başka bir Aleme geçeceksin. Şimdiden buna hazırlan. Kendini bu yolculuğa hazırla.Orada çeşit çeşit meyveler ve türlü türlü nimetler var. Orası Dünyadır. Hem şu an bulunduğun bu dar ve karanlık yere kıyasla çok ama çok geniş, ferah ve aydınlıktır. Ilık ılık esen rüzgarları ve çok güzel yağmurları vardır. Masmavi denizleri ve gökyüzü vardır. Işıl ışıl yıldızları ve göz kamaştıran bir güneşi vardır. Yürüyerek onun etrafını dolaşman çok güçtür. Öylesine büyük bir yerdir. Hayatın orada başlayacak. Yani Doğduğun ve Dünyaya geldiğin gün, işte o gün ve o zaman Gerçek Hayatın başlayacak. Ayrıca burada göbek kordonu aracılığıyla ve Anne'nin yedikleri ile beslenmektesin. Oradaysa buna ihtiyacın olmayacak. Göbek kordonu burada geçerliydi orada sana ağız verilecek ve onunla besleneceksin denince Bebek, daha önce böyle birşeyi hiç görmediğinden ve yaşamadığından bu anlatılanları idrak etmekte zorlanır. Bu sözü edilen yer nasıl bir yer? ve bu anlatılanlar gerçekten olacak mı? der. İhtiyacın olan oksijeni burada Annen'in vasıtası ile almaktasın ama orada sana verilecek ciğer ile nefes alacaksın. Orada sana daha başka azalar verilecek ve gittiğin o yer bambaşka bir yer olacak denildiğinde, Bebek yine tüm bu anlatılanları anlayamaz ve tam manası ile bu söylenenleri idrak edemez. Hatta belki, Acaba gerçekten başka bir yere geçecek miyim? bile der. Sonra kabul eder de ama burası çok güzel bir yer. Burada her ihtiyacım karşılanıyor. Hiçbir zahmet çekmeden ve hiçbir çaba göstermeden dış etkenlerden ve kötülüklerden korunuyorum, hiç aç kalmıyorum, besleniyorum, nefes alıyorum, bolca uyuyorum, yorulmuyorum, çok kolayca ve rahat bir hayat yaşıyorum. Burayı seviyorum ve ben başka bir yere gitmek istemiyorum, burada kalmak istiyorum. Keşke doğmamanın çaresi olsa ve hatta bulunsa der. Tıpkı Ölümün çaresi olsa ve hep Dünyada yaşamak olsa diyenler gibi. Bebek bazen de heves eder ve belki dedikleri gibi Dünya çok güzeldir ama ben bunu bir türlü hayal edemiyorum. Bunların gerçekten olacağını biliyorum ama hayalime, idrakime sığmıyor, zihnimde canlandıramıyorum yani mutlaka olacağını biliyorum ama nasıl olduğunu ve olacağını tasavvur edemiyorum der. İşte Bizler Bu Dünya'da Anne Karnındaki Bebek gibiyiz. Bu dar ve nimetleri sınırlı Dünya Hayatında pek az bir zaman kalacağız. Bizler Yolcuyuz. Amellerimize göre, Ya Sonsuz ve Nihayetsiz Nimetler içinde veya Ebedi Cehennemin ve Azabın olduğu bir Aleme giden Yolcular olduğumuzdan pek az bir vakit kalacağımız bu Dünyadan Allah'ın Hükmü ile Muhakkak, Bir Bebeğin Doğarak Dünyaya gelmesiyle Anne Karnından çıkıp Asıl Hayatına Başlaması gibi bizler de Muhakkak Ölümle Yeni ve Gerçek bir Hayata yani Asıl Hayatımıza ve Yurdumuza Kavuşacağız. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: Hayat Ahiret Hayatıdır. İşte Ölümle Gerçek Hayatımıza geçeceğiz. Anne Karnındaki Bebek, Doğduğunda gözlerini açar ve görmeye başlar. İşte Ölümle gözlerimizden perde kaldırılacak ve Hakikatleri görmeye başlayacağız. Öyleyse Ölmeden Önce Yani Şimdi Gör ve Allah ile olan, Tıpkı Anne Karnında olup, Annesi ile Nefes Alan Bir Bebek gibi Allah ile Nefes alan Allah'ın Salih Kulları ile bulun ve onların Nasihatlerine kulak ver. Kalbin ile onların anlattıkları Hakikatlere yönel ve onlarla ol. Hamd, Yalnızca Kendisine Mahsus olan Hamid, Her Hadisede Büyüklüğünü Gösteren Mütekebbir ve Her İşinde Övülmeye ve Bütün İşlerinde Hamdolunmaya Layık olan Allah'ım, Sen Kendini Nasıl Övdü İsen Öylesin.

mertdemirbakan
Автор

Bismillahirrahmanirrahim. Allah'ım Adının Yüksekliğinin Hürmetine ve Yüce İsminle başlıyorum. Allah'ım, Akıllar Seni kavramaktan, Gözler Seni görmekten, Hayal gücü Seni tasavvur etmekten, Zihinler Dünya üzerinde ortaya çıkan Kudretini idrak etmekten ve Senin İsimlerinin Nur'unu müşahede etmekten aciz kaldı. Senden başka İlah yoktur. Bütün Hareket eden cisimlere hareket veren O'dur. Yedi Kat Sema'yı ayakta tutan O'dur. İsimlerinden Tek bir İsimle Göklerin, Havada Direksiz Dosdoğru Durduğu ve Mukaddes Nur'unun her görünende Zahir olduğu O'dur. Göklerdeki herşey ve Yerdeki herşey O'nundur. Kürsüsü, Bütün Gökleri ve Yeri kaplayıp, kuşatan O'dur. O'nun Saltanatı gibi bir Saltanat yoktur. Yedinci Kat Gökte, Azametinin Korkusundan Damarları Titreyerek Yaratıldıklarından bu yana Secde Halinde Olan Günahsız Meleklerin, Kıyamet Günü Başlarını Kaldırarak ''Ey Rabb'imiz, Seni Tenzih Ederiz. Kulluk Vazifemizi Hakkıyla Yapamadık'' diyecekleri Şanı Yüce Mecid O'dur. Herşeyin Emriyle Hareket edebildiği, Yaprağın bile, Rüzgar biraz şiddetli eserek kendisini zorlayınca, emirsiz hareket edip, isyan ederim korkusuyla ''Ya Rabbi, rüzgar kuvvetli esiyor, beni zorluyor'' diyerek kıpırdayabilmek için Kendisinden müsaade istediği O Azamet Sahibi Azim O'dur. Hiçbir yönden Benzeri olmayan, Dilediğini yapan ve Kudretini hiçbir gücün mağlup edemediği Aziz O'dur. Kendisine karşı gelme cüreti gösteren kullarına ceza vermeye Kadirken, hemen ceza vermeyip Merhamet eden Halim ve Rahim O'dur. Kainatı ve ondakileri Hüküm ve Kudretiyle idare eden Melik ve Hakem O'dur. Sevilmeye ve Dostluğu kazanılmaya yegane layık olan Vedud ve Veliyy O'dur. Sebepleri Yaratan Halık, Herşeye Şahit olan Şehid, Herşeyden Hakkıyla Haberdar olan Habir O'dur. Küçükler Büyürken, Gençler Yaşlanırken, Yeniler Eskirken, Doğanlar Ölürken, Var olanlar Yok Olurken ve Herşey sürekli bir değişim içindeyken, Varlığı Hiç Değişmeden Var olan Hakk O'dur. Kudret ve Kuvveti karşısında herşeyin güçsüz kalarak, Kendisine boyun eğmek zorunda olduğu Cebbar ve Kahhar O'dur. Yoktan Var eden, Dirilten, Hayat veren Muhyi O'dur. Baki ve Ebedi olan, Herşeyin Kudret ve İradesiyle Varlığını Sürdürebildiği Kayyum O'dur. Hiçbirşeye Muhtaç olmayan ve her türlü istekte doğrudan Kendisine başvurulan Samed O'dur. Kuvvet Sahipleri üzerinde istediği gibi Tasarruf Sahibi olan Muktedir O'dur. Öncelerin öncesi, Varlığının öncesi olmayan ve Başlangıçların yaratıcı olan Evvel O'dur. Alemleri Nurlandıran ve Aydınlatan Nur O'dur. Gözlerin göremediği ancak o gözleri ve sahiplerini gören Basir O'dur. Herşeyde Önce olan, Herşeyden Sonra Var olan, Herşeyin En Üstünü olan, Herşeyin Sırrını Bilen, Herşeyin Üstünde Kudret Sahibi olan, Nurların Nur'u, Sırların Alimi, Gece ve Gündüzün Sahibi O'dur. Kalplerin Hakimi, Ayıpların Örtücüsü, Günahların Affedicisi Afuvv ve Gaffar O'dur. Hesap Gününün Sahibi, Kalplerin Ancak Yakınlığıyla Karar Bulup, Sükuna Erdiği O'dur. Esmaü'l Hüsna'nın Sahibi O'dur. Dualara cevap veren Mucib, Cömertliği ve Nimetleriyle kullarını kuşatan Kerim ve Vehhab, Kendisinden başka sığınağı olmayanların sığınağı olan Müheymin O'dur. Herşeyin Helakından Sonra Baki Kalan ve Zatından Başka Herşeyin Yok Olucu Olduğu O'dur. Kendisini Hiçbir şey Meşgul etmeyen, Herşeyin İdaresi Elinde olan Mütekebbir O'dur. Hiçbir şeyden Yardım Talep etmeyen, Her şeyin Hükmünü Elinde Tutan, Herşeyde Varlığı Zahir olan O'dur. Her şeyin Varisi olan, Mülkün Sahibi olan Malikül Mülk O'dur. Mü'minlerin Velisi ve Vekili O'dur. Rüzgardaki Gücün, Bulutlardaki Damlaların, Şimşekteki Parlaklığın, Arş'ındaki ve Mülkündeki Herşeyin Sahibi O'dur. Kırık Kalplerin Şifası, Karanlığı Aydınlığa Çeviren, Dağları Sabitleyen O'dur. Ol Emriyle Dilediğini Yapan, Eşi, Benzeri ve Ortağı Olmayan O'dur. Ariflerin Gözlerine, Yüzlerine ve Kalplerine Nur'unu veren Kuddüs O'dur. Hamd, Yalnızca Kendisine Mahsus olan Hamid, Her Hadisede Büyüklüğünü Gösteren Mütekebbir, Her İşinde Övülmeye ve Bütün İşlerinde Hamdolunmaya Layık olan O'dur. Yalnızca Kendisine İbadet Edilen, Sadece Kendisine Tevekkül edilen Rabb O'dur. Yaratılmış Herşeyin, Her Nefeste Kendisini Zikrettiği O'dur. Cansız Eşyanın Dahi Hal Dili ile Her An Kendisini Tesbih Ettiği, Bütün Kusur ve Noksan Sıfatlardan Münezzeh olan Subhan O'dur. Bütün Hazineler Kendi Katında olan ve Hepsinin Anahtarları Kendisinde Bulunan İhtiyaçsız olan Ganiyy O'dur. Güzelliğin Tek Sahibi Cemal ve Cemil O'dur. Korkanların Emanı ve Darda Kalanların İmdadı olan Mü'min O'dur. Zatı'nın İsimleri Mukaddes olan, Şanı Yüce olan Aliyy O'dur. İlmi Herşeyi Kuşatan ve Gizlediklerimizi de Açığa Vurduklarımızı da Bilen Alim O'dur. Her İşi Yerli Yerinde ve Hikmetli olan Hakim, Her Hayrın Kudret Elinde Olduğu Latif ve Karşılıksız olarak Bolca Veren Mennan O'dur. Kullarına Son Derece Acıyan Rahman ve Rahim, Mahlukatına Son Derece Merhamet eden Rauf ve Hannan O'dur. Üzüntülülerin ve Mahzunların son Melcei (Sığınacak, İltica Edecek Yeri) O'dur. Zor ve Büyük İşleri Açan, Keşfeden ve Bir şeyin olmasını Murad ettiği zaman ''OL!'' demekle var eden O'dur. Çaresizlere ve Güçsüzlere Acıyarak Onlara Yardım eden Kaviyy ve Nasir O'dur. Şüphesiz ki Günahları Affetmede İhtiyar Sahibi olan Gafur O'dur. Doğurmayan ve Doğurulmayan O'dur. Her Sıkıntıyı Gidermeyi İhtiyar Eden, Belaları Kaldıran ve Güzellikleri Açığa Çıkaran Kaşif O'dur. Tevbeleri Çokça Kabul Eden ve Her Şeye Gücü Yeten Kadir O'dur. Keder ve Tasadan Kurtarıp Ferahlatan Faric, Kullarının Ümidi olan Reca, Kullarının Ümit Beslediği Mürteca ve Kendisine Büyük Ümitler Beslenen Azimü`r Reca O'dur. Kendini Bizlere Tanıtan Yüce Mevlamız ve İlahımız Ancak O'dur. Sen Bütün Kusur ve Noksan Sıfatlardan Münezzehsin, Seni Tenzih Ederim. Seni Tesbih Ederim. Münezzehsin, Mukaddessin, Meleklerin ve Ruh'un Rabbisin. Alemlerin Rabbi olan Allah'ım Senden Başka Hiçbir İlah Yoktur. Allah'ım, Sen Kendini Nasıl Övdü İsen Öylesin.

mertdemirbakan