Ahmet Kaya - Mahûr

preview_player
Показать описание
mahûr

şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
o mahûr beste çalar müjgân'la ben ağlaşırız
gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
yalnız kederli yalnızlığımız da sıralı sırasız
o mahûr beste çalar müjgân'la ben ağlaşırız

bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
gittiler akşam olmadan ortalık karardı
o mahûr beste çalar müjgân'la ben ağlaşırız

bitmez sazların özlemi daha sonra, daha sonra
sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
gün döndü geceler uzar hazırlık sonbahara
o mahûr beste çalar müjgân'la ben ağlaşırız

Attilâ İLHAN (15 Haziran 1925 - 10 Ekim 2005) - Tutuklunun Günlüğü (1973) - Bilgi Yayınevi

* Mahûr, Attilâ İlhan'ın 1972 Mayıs'ında yazdığı tahmin edilen, Tutuklunun Günlüğü şiir kitabının "incesaz" bölümünde yer alan şiiridir. Şâir, kitabın 'meraklısı için notlar' bölümünde "incesaz" şiirleri için şöyle yazmıştır;

"...12 mart sonrasının bunalımlı günleriydi, onun için de şiirlerin bütününe hem o bunalımın karamsarlığı, hem de o ara günlük bir gerçek halinde duyulan ölüm düşüncesi egemen oldu. türk müzikisi makamlarından en çok sevdiklerimin, biraz da ritimlerinden esinlenerek yazılmış şiirlerdir. içerikleri bir yandan kişisel diyalektiğin getirdiği çelişkileri, bir yandan geleneksel şarkı düzeninin rindliğini, bir yandan da çağdaş - o günler için belki de hatta güncel - sorunların heyecan ve üzüntülerini kapsar. "

Bkz. Attila İlhan - Tutuklunun Günlüğü - 9.Basım (2005) - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

*

"MAHÛR" beste için;

Ahmet Kaya (28 Ekim 1957 - 16 Kasım 2000) , şarkıyı aynı isimle Nisan 1993'te yayınladığı "Tedirgin" albümünde okumuştur.

Bestenin şiire uyumunu sağlayan güzel bir dokunuş olarak sadece üçüncü kıtada ki "gün döndü geceler uzar hazırlık sonbahara" dizesinde "gün döndü" kelimeleri yer almamıştır.

Ahmet Kaya şiiri besteleleyip kayıt alarak Attilâ İlhan'a dinletmiştir. Şâir şarkıyı çok beğenmiş, şiirin hikâyesini kendisi ve eşiyle paylaşmıştır. Yıllar sonra GAM Yayınlarından çıkan "Ahmet Kaya Nota Kitabı 3" te bu hikâye paylaşılmıştır;

*
Attilâ İlhan’ın deyimiyle “deli kara çocuk”, yani Ahmet Kaya, en koyu hüzünlerden birini bu şarkıyı yaparken yaşamıştır…

Hep olduğu gibi, bu şarkıyı da önce yapmış, sonra dinletmiştir Attilâ İlhan’a. Şairin mekanı yine Taksim’de Café Pandrossa’dır. “Attilâ Bey seni benden daha çok seviyor Gültencim, valla dolayısıyla, şarkının haberini Usta’ya vermek yine sana düşüyor” der Gülten’e… Telefon görüşmesinden sonra, bir sabah kalkıp şaire giderler Gülten’le. Bu defa şair anlatır kendi yaratı öyküsünü:

12 Mart sonrası kahır günlerinde, bir sabah radyodan ağır ve kıyıcı bir haber duyar. Deniz’lere kıyılmıştır (6 Mayıs 1972). Karşıyaka’dan İzmir’e geçmek için vapura bindiğinde, deniz bulanık, hırçın ve çalkantılıdır. Simsiyah ve alçalmış bir gökyüzünün altında acı bir yel esintisinin ortasında gelir şiirin ilk mısraları. Vapurda sessiz bir köşe bulup, her zamanki alışkanlığı ile ilk mısraları yüksek sesle tekrarlar. Vapurdan indiğinde, rıhtım boyunca bu ilk mısraları tekrarlayarak yürür.

O anlattıkça, Gülten ve Ahmet’in gözlerindeki ıslaklık büyür.
Müjgan’ın, bir kadın ismi değil, eski dilde kirpik anlamına geldiğini de öğrenirler.

Attilâ Bey anlattıkça ‘deli kara çocuk’ an’dan uzaklaşır ve ilk gençliğine yürür… 12 Mart’tan anımsadığı karanlık günlere… Çevresindeki herkes; “bu çocuklar karıncayı bile inciltmediler ki” demekte, o sıralar ergenlik günlerini sürmekte olan Ahmet olanı-biteni, dev gibi gençlerin bulunduğu yerden anlamaya çalışmakta, içi acımakta, içinde hırs büyütmektedir bu haksızlığa karşı…

Attilâ Bey’le yaşadıkları doyumsuz sohbetin sonuna geldiklerinde, bu şarkıyı yaparak, sembolikte olsa bir vefa borcu ödemiş olmanın huzuru ile ayrılırlar oradan.

Bu şarkıya çekilen video klibin senaryosunu, Attilâ İlhan’nın önerisi ile, ortak dostları sevgili Ülkü Karaosmanoğlu yazmıştır.

Bkz. Ahmet Kaya Nota Kitabı – 3, Anektodlar, s.75 - 76 - Gam Yayınları (2005)

Attilâ İlhan ve Ahmet Kaya 'ya büyük özlem ve saygılarımızla...

"Şiirin Bestesi"
Рекомендации по теме