Gece yarısı basketbol oynarken izlediğin playboya aşık olursun~💍~Jeon Jungkook ile hayal et

preview_player
Показать описание

Рекомендации по теме
Комментарии
Автор

Ölmedim yaşıyorum.
Burdayım be burdayım ndndndn

Nys hikaye💍😽



Gece yarısı basketbol oynarken izlediğin playboya aşık olursun~💍




...



Maisie! Düzgün çeksene!


Çekiyorum çekiyorum


Belindeki kolunu havaya kaldırmış kafasını gökyüzüne çevirmiş bir poz daha vermişti Arin

Saatlerce fotoğraf çekmekten yorulmuş Maisie ise derin bir nefes vermiş arkadaşını kırmamak için açısını değiştirmiş birkaç fotoğraf daha çekmişti.

Yeter mi? Oldu mu?


Hıhııı

Memnun olmuşçasına, sevimlice kafasını sallayan Arin'e karşı istemsizce bir gülümseme okunmuştu Maisie'nin ağzından da.

Elindeki telefonu Arin'e uzatmış çektiği fotoğrafları inceleyen Arin'le deniz kıyısına doğru yürümeye başlamışlardı

Uzun sohbetlerden sonra erkek arkadaşı aramış ve Arin'i almaya gelmişti. Arin'i gönderdikten sonra bir süre kendi başina deniz kıyısındaki bankta oturmuş müzik dinlemişti Maisie.


Kıyıya vuran dalgalar ve her çarpışında havaya sıçrayan su damlacıklarını izlemeye dalmış zamanın farkına varamamıştı.

Eve gidebileceği yollardan geçen dolmuş durakları bulunduğu bölgeye kısmen uzak olduğu için bir süre yürümesi gerekiyordu.

Geç saatler olduğu için karanlık ve sessiz olan sahil kenarının aksine ileriden gelen yüksek sesler ilgisini çekmişti





Seslerin bulunduğu ortama ilerlerken meraklı gözlerle etrafı inceliyordu. Minik bir basketbol sahası görmesiyle olduğu yerde durdu.

Küçüklük hayaliydi iyi bir basketbolcu olmak. Fakat kısa boylu ve minyon bir tip olduğu için pek mümkün değildi.
İlgisini çeken top sesleri ile etrafa bakındı.



Biri vardı.

Uzun simsiyah saçları,

Gri oversize sweatshirtü

Bol kargo pantolonu

Piercing ve dövmeleri ile aşırı ilgi çekici gözüküyordu.


Tek başına meydan okurcasına atışları ve iddialı hareketleri ile profesyonel olduğunu belli ediyordu.

Topu potaya atmak için zıplarken uçuşan saçları onu daha da mükemmel gösteriyordu.


Nedensizce aşırı hoşuna gitmişti.
Oynayışına ve kendisine hayranlık duymuştu.

Farketmeden izlemeye dalmış saatin daha da geç olmasına sebep olmuştu.

Eve çok geç kalacağı gerçeği ile ne yapacağını bilememiş koşarak uzaklaşmıştı sahadan.


Sesler ile irkilen çocuk etrafına bakınmış sonra oyununa geri dönmüştü.



...




Aklından ne olursa olsun çıkaramadığı çocuk ile derince oflamış yatağında debelenip durmuştu Maisie. Kendini hiçbir işe veremiyor, odaklanamıyordu

Tüm beyni o görüntülerde ve top seslerinde gidip geliyordu. Aşık olmaya başlayacağı aklının ucundan bile geçmezdi. İlk görüşte aşka inanmazdı. Sadece yakışıklı diye hoşuma gitti gibisinden düşünürdü.


...


Aradan geçen 2 günden sonra dayanamamış aynı yere onu görme umudu ile yürümeye başlamıştı.

Bir yandan da kendi kendine konuşuyordu.

-Eğer orada değilse bırakırım. Sonuçta hoşlantı bu. Her yakışıklı erkeğe hoşlantı duyabilirim.



Kulağına gelen top sesleri ile kalbi hiç olmadığı kadar hızlı atmaya başlamıştı. Heyecanı ile istemsizce koşar adım ilerlemiş sahaya varmıştı.

Sahanın yanında elindeki topu sektirerek giden başka bir erkeği görünce içindeki buruk hisse engel olamamıştı. Ağlama isteği bastırmıştı birden. Ne oluyordu sahi? Bir sürü yakışıklı erkek vardı zaten. Tek o değil ya.


Kendi kendini kandırmaya devam ederken sahanın içinden gelen sesler ile şokla açıldı gözleri. Oradaydı!


Ağaçların arkasına gizlenmiş tüm gece izlemişti onu. Ta ki gidene kadar.


Bir hafta boyunca neredeyse her gün izlemiş yaptığının yanlış olduğunu bilse de kendine engel olamamış videolarını ve fotoğraflarını çekmişti.


Takıntı haline getirmeye başlamiş ama kabullenmek istememişti. Karşılık alamam üzülen ben olurum diye düşünmüştü.

...

Geçen bir haftadan sonra çalisma masasında oturmuş projesini yaparken eli istem dışı boynuna gitmişti.


Kolye?

Kolyem?

Anında yerinden kalkmıs tüm odayı yerle bir etmişti. Ağlayacak raddeye gelince oturmuş elleri ile yüzünü sıvazlamıştı.


Nerede? Neredeydi?

Saha. En son hatırladığı zaman sahadaydı ve ondan sonraki günlerde hatıralarında yoktu.

5 gündür proje yoğunluğu sebebiyle uğramıyordu sahaya. En son gittiğinde fazla ses çıkarmış ancak oradan geçen biri gibi davranıp inanmasını ummuştu.Herşeyden habersiz.


Sahaya sessizce yaklaşmış beklediği yerleri teker teker aramıştı. Yoktu gerçekten yoktu!

-Bunu mu arıyorsun?

Yerde oturup dinlendiği sırada yakınından gelen sesle oraya döndü.

Kalp krizi geçirecekti.


O çocuk elindeki kolyeyi sallayarak ona doğru geliyordu.

-Vermemi ister misin?

-E-evet

Sesi heyecandan titrerken zorlukla konuşuyordu.

-Değerli mi senin için?

-Hı hı

-Ne kadar değerli? Sevgilinden falan mı?

Kendini tutamamış açıklama gereği duyarak hızlıca konuşmuştu.

-Hayır yok! Yani sevgilim yok! Kendi kendime kazandığım ilk paradan o!

-Haa. Ama artık benim

-N-ne?

Şaşkınca bakıyordu.

-5 gündür hiç gelmiyorsun merak ettim. Bu da beni endişelendirmenin karşılığı.

Donmuş kalmış kıza göz kırpması ile Maisie ayağa kalkmıs ne yaptığını bilemeyerek koşmaya başlamiştı.


Evet. Lanet olsun ki aşık oluyordu. Ve evet rezil olmuştu bile.

Yatağında bir ileri bir geri dönüyordu.Elleri yüzünde yaptığı rezilliği düşünüyor kafayı yiyordu. Neden birden koşarsın ki? Kolyeyi de almadın aptal!


...


2 gün geçmişti. Gidip sakince konuşacak kendini açıklayacaktı.

Sahilin oralarda yürürken plan kuruyordu kendi kendine.

-Evet. Basketbola ilgim var diye seni izledim. Sana aşık olduğumdan- ıı yani senden etkilendiğimden değil . Tabi yakışıklı değilsin demek istemiyorum öylesin ama ilgimi çekmedi-
Ne diyorum ya ben!
Kafayı yiyecekti.

Sadece düşünerek bile hızlanan lanet olası kalbi ve heyacanı ile ne yapacağını düşündü. Belkide ileride birdaha karşılaşmayacak olan ve Maisie'nin ismini bile bilmeyen bir insan için bu kadar kafaya takması normal değildi.

-Salla gitsin zaten tanımıyorum ki?

Kendi kendine konuşması bitince sahaya ilerlemişti. Ne derse desin kalbi ona inat ediyor onunla çelişiyordu. Gerginlikten ceketini eli arasında sıkarken sahaya yaklaştı. Onu görmesi ile seslenmek amacı ile bağıracakken bir anda dondu.

O

Biriyle gülüşüyordu.

Biriyle basketbol oynuyordu

Bir kız ile.

Arkadaş gibi durmuyorlardı. Uyumlarının istemese bile farkındaydı. Aşırı doğal bir güzelliği vardı.

Topu tutan kızın elinin üzerine kendi elini koymuş nasıl atacağı ile ilgili bilgiler veriyor, gösteriyordu.


Sıcak gözyaşları yanağına damlarken görüntüye dayanamayarak arkasını döndü.

Ses çıkarmamaya özen göstererek ilerlerken ağaç dalına takılıp düşmesi ile acı içinde bağırdı.

Sesi duyan ikili anında Maisie'ye bakarken acı içinde ağlamaya devam etti Maisie.

Bir insan anca bu kadar rezil olabilirdi

Kalkıp uzaklaşmaya çalışmak istese de acıyan bacağı ona engel olmuş utanarak elleri ile yüzünü kapatmıştı.

-Neden bu kadar aptalım?!

Endişe ile koşarak yanına gelen kız bacağına bakıyor bir yandan da acıyıp acımadığı ile ilgili sorular soruyordu. Göz ucu ile kıza baktı.

Yakından daha da güzeldi

Güzel olduğu kadar da iyi birine benziyordu.

Kendisi ise rezil, takıntılı, aptal biriydi.


-Luna sen eşyaları topla ve eve git. Geç olmasın başina birşey gelebilir. Ben ilgilenirim onunla.


Ne kadar sevimli. Bu söz içini burkmuştu.kafasını yere eğmiş elleri ile oynamıştı. Canı yanıyordu.

Kız başını sallamış içi rahat etmese bile sahaya geri dönmüştü.

-İyi misin ıı şey-

-Maisie.

-Maisie.

"Aptal artık ismini biliyor!"

-Ha?

-H-hiç

Maisie'nin belinden tutup kaldırmış itiraz etmesine izin vermeden arabaya yürütmüştü.

-Çıkar beni arabadan?! Ya kaçırırsan! Seni tanımıyorum.

-Neredeyse hergün izlediğin birinden korkman ne kadar doğru? Ayrıca zorlamadın bilerek bindin

-B-ben basketbol severim yani o işte şey-

-Bencede şey. Biliyor musun bende öyle düşünüyorum.

Utançla göz devirdi Maisie.
Bu konuşma hiçte tahmin ettiği gibi değildi!

Sessizlik içinde geçen yolculuktan sonra eve getirmişti Maisie'yi.

Çok garipti. Bir yabancının onu evine getirmesine itiraz etmemişti
Bir saniye o evin yolunu nerden biliyor?

-Sen evin-

-Evin benim evimle aynı yollardan geçiyor. Beni izledikten sonra duraktan inmiş eve yürüyordun. Öylesine karşıma çıktın.


-A-anladım.

-Jungkook

-Ne?

-İsmim. Jeon Jungkook

-Hıı

-Ve ayrıca sevgilim yok.

-N-nasıl yani

-Benimle basketbol oynamak ister misin demek istemiştim. Hem acın beni görünce dindi sanırım.

Yaşadığı şok ile hızla arabadan inmiş sendeleyerek apartmanın içine girmişti.

Arkasında gülümseyen bir Jungkook bırakarak.


'Ne yaşanmıştı az önce?, Çıkma teklifi miydi bu?







...☂️

Elim koptu.Çoktandır birşey yazmıyorum. Garip oldu. Kusura bakmayın.

Sınır
100 like 30 yorum 600 abone
Muah😽☂️💍❤

DiceDream_love_you
Автор

Oha anasayfama düştün ama ben de yazımına düştüm

starsuth
Автор

Lan daha geçen hikayeni okudum hatta çok olmadı 2 3 hafta önce abonen baya azdı şimdi çok fazla tebrik ederim 🎉🎉🎉🎉🎉🎉🎉daha fazlasını hak ediyorsun

mylovejungkook
Автор

Agagagagagaga cok guzel olmuşşş bayıldımmm ellerine emeğine sağlık güzelimmm💋💋

Taekookasktir
Автор

Yedeklerden abone oldum şimdi sınır doldu♡

Abcdefghi_Imnoqrstuvyz
Автор

Bence part iki yapmalisin ama senin kararin

gamzetomakin
Автор

Knk şey siddet gören kıza asık olur devamını getirirmisin lütfeennn

Rosweatzz
Автор

Herkez hikaye hakkında yorum atarken ben gt yazarsam nolir acaba merak ettim doğrusu xjsnsksksks

Hunter_kook
Автор

Pt 2
Uff bayılcammm yaa cok iyiyyydiii

Hunter_kook