Moğollar - Çaya Kaç Şeker [© 2018 Soundhorus]

preview_player
Показать описание
Anadolu Pop ve Anadolu Rock tarzının efsane grubu #Moğollar'ın #ÇayaKaçŞeker şarkısı yayında!

© 2018 – Soundhorus - Tüm Hakları Saklıdır. All Rights Reserved.

-------------------------------------------------------------------------------------------

1967'de 5 genç müzisyen Moğollar ismi ile çalışmaya başlarlar. İlk 45'likleri "Eastern Love/Artık çok geç", Şubat 68'de çıkar.
Bu plağın hemen ardından"Mektup/Lazy John"u yapan grup, Haziranda Altın Mikrofon yarışmasına katılır ve "Ilgaz" ile üçüncü olur. Bu başarı ve ardından çıkan 45'lik Moğollar adının daha çok insan tarafından duyulmasını sağlar. Konserler verirler.
İlk solo konserlerini ise 19 Ekim 1968'de İstanbul Fitaş Sineması'nda verirler.
1970 ağustos sonunda, Moğollar Paris'e gider. Paris'te Moğollar, CBS firması ile üç yıllık bir anlaşma imzalar ve bir 45'lik "Behind the dark/Hitchin" yaparlar, ayrıca "Guild international du disque"isimli bir plak şirketine bir albüm yaparlar.
Bu albüm "Danses et Rythmes de la Turquie-d'Hier d'Aujourd'hui"1971 yılında "Academie Charles Cros" büyük plak ödülünü alır. Bu ödülü Moğollar’dan bir yıl önce Jimi Hendrix, bir yıl sonra ise Pink Floyd’un almış olduğunu söylersek ödülün önemi daha iyi anlaşılır.
Bu arada Moğollar Paris'te o tarihlerde Belçikada yaşamakta olan Barış Manço ile karşılaşır ve onunla çalışmaya başlar. Sonrasında Selda ile bir 45'lik yaparlar. Eylül 1972'de ilginç bir olay yaşanır: Cem Karaca ile çalışan Kardaşlar, Ersen ile çalışan Moğollar solistlerini değişirler. Cem Karaca ve Moğollar güçlü bir birliktelik oluşturmuş ve uzun sürecek bir dostluğun temeli atılmış olur.
Bir süre sonra Cahit Berkay Fransa'ya gider orada Engin Yörükoğlu ile buluşur, yanlarına katılan çeşitli müzisyenlerle Moğollar adı altında iki albüm ve bir 45'lik yaparlar. 1974 sonu ile 1976 yılları arasında Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu’nun sürdürdüğü Moğollar 1976'da çalışmalarına son verir, bu dönemden kalan en önemli albüm, Fransa'da RCA firmasından çıkan "Hitit Sun" Türkiyede "Düm - Tek" tir bu albümde Cahit Berkay'ın enstrümantal besteleri Anadolu Pop'tan jazz rock'a doğru yönelmeyi işaretlemektedir. 1976'dan sonra yalnızca bireysel çalışmalarını sürdürür 'çekirdek' Moğollar elemanları. Cahit Berkay, filim müzikleri yapar aradaki yıllarda. Engin Yörükoğlu, Fransada çeşitli jazz grupları kurar, sonraları İstanbul'da Jazz Stop isimli bir kulüp açarak orada çalmaya başlar. Taner Öngür ise Dostlar ve Cem Karaca Dervişhan'da çalışır bir süre.
Daha sonra Almanya'ya yerleşir. 1992'de Türkiye'ye döner, "Alarm" isimli ilk ve tek solo albümünü çıkartır.
1992'de bir televizyon programında dinlediği Moğollar 'dan etkilenen Leman dergisi çizerlerinden Kaan Ertem, " Moğollar tekrar bir araya gelsin" çağrısıyla bir imza kampanyası açar .4000'den fazla imza toplanır bu kampanya dahilinde. Cahit Berkay, Taner Öngür ve Engin Yörükoğlu arada bir bir araya gelip bu konuyu görüşürler, yeniden Moğollar’ı kurmak konusunda tereddütleri vardır, ancak kampanya'ya gelen mektuplar onlara cesaret verir.
Yanlarına genç bir müzisyen Serhat Ersöz'ü alarak, 31 Mayıs 1993'te İstanbul Cemal Reşit Rey konser salonunda verdikleri muhteşem bir konserle geri dönerler. 1994'te "Moğollar94" , 1996'da "Dört Renk" , 1998'de "30.yıl" 2000'de " 1968 -2000" 2004’de “Yürüdü Durmadan “albümlerini çıkarırlar.
Moğolların 40. yılı olan 2008 yılında gruba Emrah Karaca dahil olur. Grup 40. yılını görkemli bir Türkiye Turnesi ile taçlandırır. 2009 yılının ortalarında Utku Ünal gruba ikinci davulcu olarak gruba dahil olur. 2009 yılının aralık ayında grubun 11. stüdyo albümü “Umut Yolunu Bulur” yine Emre Plak etiketi ile yayınlanır.
Moğollar, grubun 50. yılı olan 2018 yılında Cahit Berkay, Taner Öngür, Serhat Ersöz, Emrah Karaca ve Kemal Küçükbakkal’dan oluşan kadrosu ile yoluna devam etmektedir.
Moğollar, 50 yıldır hala sahnede ve hala üretmeye devam ediyor.
Bu enerjilerini de samimiyetlerinden alıyorlar…
Рекомендации по теме
Комментарии
Автор

Kitapları kolileyip kaldırmıştım. Zaman geçti, çok zaman geçti geri döndüm eve. Kapıyı açtım sonra ilerledim bantları açtım, toz kokusu, kağıt kokusu, eski bir şeylerin kokusu geldi burnuma. En sevdiğimi en üste koymuştum. Yıllar sonra beni ilk karşılayan şeyin o kitap olmasını istemişim basit bir romantizm ama insan istiyor işte. Aldım elime pencerenin önündeki yüksekliğe dayandım. Evirip çevirdim, kapaktaki adam hala hafifçe tebessüm ediyordu. Açtım, derince içten kokladım:
'' Mutluyduk. Moğollar vardı onu dinliyorduk. Arkada karışık çalıyordu tüm şarkıları. Gülüyorduk, sesim duvarlarda yankılanıyordu o zamanlar. Konuşuyorduk, kahve kokusu vardı evde sinmişti her yere. Özellikle kitaplığın, pencerenin önüne. Kitaptan biraz o biraz ben okuyordum. Kimi yerde durdurup birbirimizi, ayrı ayrı düşünüyorduk. Önce kitaptaki adamı, kadını sonra kendi geçmişimizi. Kim bilir neleri hatırlıyordu, nerelerden düşüyordu tekrar tekrar. İşte ben bilemedim. Onun düştüğü yerleri fark edemedim. Kanıyormuş fark edemedim. Gerçi bir gün tek uyandığımda gelir bir yerlerde takılmış, oyalanmıştır diyerek gittiğini bile fark edememiştim'' tek bir kokunun tüm bunları hatırlatacağını da bilemedim. Şimdi tekrar bu evdeyim, bu kitapla, bu pencerenin önünde. Telefonda bu şarkı çalıyor. Pencere biraz aralık. Aşağıda sokağın sesi, ötede şehrin ışıkları, polis sirenleri, köpek sesleri... Ama yalnızım tabi bir insanın hacmini bir şarkı dolduramıyor. Bu şehre, bu eve, redde, bir umuda geri döndüm. Bu şarkıyla geri gelmesini bekleyeceğim o anların. Kitapları tekrar dizeceğim, pencereyi sadece kalabalığın sesini duyacak kadar açacağım, kahve demleyeceğim.
Ve beraber bekleyeceğiz. Döneceksin.

volkanseckintuna
Автор

Bu şarkıyı dinleyen herkese binlerce selam olsun neden mi? bence bu şarkıyı dinleyen kimsenin yüreğinde en ufak bir kötülük yokturda ondan. Bunu dinleyenden zarar gelmez. ben niye durduk yere ağlıyorum ??? neden dinmiyor bu göz yaşım şimdi niye sol tarafımda hafiften bir sızı hissediyorum....

edaozerge
Автор

Canım kızım BELİNAY SARAÇ yıllar sonra belki bunuda dinlersin yorumlarda beni görürsün ben dünyada olmam way be dersin babam nerdeyse bütün şarkılara yorum yapmış benim için SENİ ÇOK SEVİYORUM 😘

erkansarac
Автор

Şarkı Sözleri

Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla.
Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka, baka.
Bir dost göz arayışıyla.
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla.
Ama; "günün aydın, akşamın iyi olsun"
Diyen biri olmalı.
Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa, zor değil, hiç zor değil, demli çayı bardakta karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; " çaya kaç şeker alırsın? "
Diye bir ses sormalı ya ara sıra...

umutkaansari
Автор

Bugün su saatte panik atak tanısı konmus ve ilaclara baslamamak icin direniyorum..kızlarım annemde ve bende iyi gelsin diye neseli sarkilar dinlemeye calisiyorum ama kendimi buralarda bulup bu sarkilarla mutlu oluyorum.

merveguney
Автор

Sizi gerçekten sevenlerin ve özellikle ailenizin değerini bilin, sımsıkı sarılın.

aleynaaydnn
Автор

10.10.2020 saat 10:43
Sevmek sevilmek mükemmel bir şey " çaya kaç şeker alırsın diye bir ses sormalı ya" yada hiç sormadan o kendi bilip atmalı :)

furkangultekin
Автор

Cahit baba sen ne büyük bir insansın. Sen müziğin filozofusun. Kader inşallah konserine yetiştirir. Sağlıklı ve sıhhatli günler büyük insan. Genimize kadar işledin. Bilesin.

ziyasimsek
Автор

çaya şeker atan kalmadı artık. sağlıklı yalnızlıklar yarattık kendimize

okanbuyukaslan
Автор

2:00 burası başlayınca içimi tuhaf bir ürperme alıyor. Hani nemleniyor iyice duygular, buğulanıyor bakılan her şey. Ağlasan çocuklar gibi yeridir.

zulkufdag
Автор

Çayı şekersiz içerim ama yine de çaya kaç şeker alırsın diye soran bir ses duysam, çayın da tadı bambaşka olurdu tabi.

aliikptann
Автор

Bir dostun arayışıyla...biri olmalı, yaşanmalı sevgilerin

sevgieser
Автор

Emelimin en sevdiği şarkılardan biriydi. Şu an bunu dinlerken gözlerim dolu dolu yazıyorum. Ona olan sevgimi, aşkımı hic bir zaman tam anlamı ile dile getiremedim. Kokusunu, saclarina dokunmayı, onu koklamayi öyle çok özledim ki 😢🥺🥺 allahim ne olur onu bana geri getir. Ne olurrrr!!

uzunaymustafa
Автор

Çocukluğuma gittim....çok duygulandım...duygularıma tercüman oldunuz Türkiye'nin efsane grubu....ömrünüx uzun olsun

barsdemirkaya
Автор

hicbir sarkı sunu dinledigim zaman ki gibi hissettirmiyor, sözleri olsun müziği olsun cok derin düsündürüyor.. bambaska bir boyut Moğollar

semihaerdogan
Автор

Çay içerim içerim de atmam içine şeker, ne garip belki bir ses "çaya kac şeker alırsın" diye sorsa o an çayın içine tüm şekeri boşaltırm gibi geliyor...

sertapboyoglu
Автор

Siz, yıllardan beri gelen efsaneliğini her zaman korumuş muhteşem bir grupsunuz..Cem Karaca'ya rahmet olsun.. Sizlerinde ömrünüz uzun olsun..

keremmuzaffercelebi
Автор

canim kizim deren demirci ve oglum eren yuşa demirci yillar sonra bu sarkiyi dinlerseniz belki bu yorumu görup beni babanizi anarsiniz.Evet ben dunyada malesef hep elinizden tutamayacagim.toprak olacagim belki ama hep kalbimde olacaginizi bilin. Belki size bu dünyada maddi olarak cok sey sunamadim ama gece gunduz sadece sizin icin calistim ve en iyisini istedim. Ne olursa olsun sizinle hep gurur duyacagim. Sizi cok seviyorum. YUNUS DEMIRCI

yunusdemirci
Автор

Bunu buraya ne için, kim için yazdığımı bilmiyorum.Ama buraya yıllar sonra dönüp baktığımda keşkesiz bir hayat diliyorum kendime

buketuzunn
Автор

Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla,

Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.

Bir dost göz arayışıyla,

Saat tıkırtısıyla...


Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,

Ama;

''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.

Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.

Yoksa zor değil, hiç zor değil,

Demli çayı bardakta karıştırıp,

Bir başına yudumlamak doyasıya.

Ama ''Çaya kaç şeker alırsın?''

Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...

Elif Şebnem AKAL

volkansogulcakl